Yorum yapılmamış

Antik Dünyanın 7 Harikası

antik-dunyanin-7-harikasi

Zamanda bir yolculuğa çıkıp antik dönemlere geri dönmeye ve dünyanın yedi harikasını yeniden hatırlamaya ne dersiniz? Brandlifemag.com yazarı Cengiz Selçuk, birçoğumuzun çoğunun ismini bildiği fakat hepsini bir çırpıda sayamadığı ‘Antik Dönemin 7 Harikası’nı derledi.

Dönem dönemlerde gazetelerde veya internette ‘Dünyanın 7 Yeni Harikası‘ başlıklı seçkiler görüyoruz. Ancak bu harika liste orjinal olarak nereden ve nasıl çıkmış; bu listede neler var; dilerseniz gelin birlikte onlara bakalım…

M.Ö. 4. yüzyılda tarihçi Heredot (M.Ö. 484 – M.Ö. 425), Callimachus ve Cyrene (M.Ö. 305 – M.Ö. 240) ve İskenderiye Müzesi, bilinen ve antik dönemin ilk yedi harikası listesini hazırlamış. Yine 4. yüzyılda Sidonlu Antipatros tarafından aynı isimli eserle oluşturulmuş. Günümüzde kabul edilen bu liste 2. yüzyılda nihai şeklini almış.

Antik Dönemin Yedi Harikası ile bilinen listede sırasıyla şu muhteşem yapılar yer alıyor.

M.Ö. 2584-2561 yılları arasında inşa edildiği biliniyor. Günümüzde bile birçok gizeme sahip Giza Piramidi, Mısırlılar tarafından yapılmış. Mısır firavunu Khufu adına bir anıtsal mezar olarak inşa edildiği ve yapımının 20 yıl sürdüğü düşünülüyor. Yapılışından 4000 yıl sonrasına kadar en yüksek yapı rekorunu elde tutan piramidin nasıl yapıldığına dair birçok çeşitli varsayım bulunuyor.

MÖ 7. yüzyılda Babil kralı Nebukadnezar tarafından tarafından yaptırıldığı biliniyor. M.S. 1. yüzyılda ise yok edilmiş. Söylentiye göre Nebukadnezar bu yapıyı sıla hasreti çeken karısı, Medes kralının kızı Semiramis için yaptırmış.

Coğrafyacı Strabo, Babil’in Asma Bahçeleri’ni şöyle anlatmış: “Bahçeler birbiri üzerinde yükselen büyük direklerden oluşuyordu. Bunların içleri çukurdu. Büyük bitkilerin ve ağaçların yetişebilmesi için toprakla doldurulmuştu. Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı. Yüksekteki bahçeleri sulamak için Fırat Nehri’nden zincir pompalarla su yukarılara çıkarılıyordu. Bu şekilde üst seviyelere taşınan su, bahçeleri sulayarak teraslardan aşağıya yukarı çıkarılıyordu”

Babil’in iştar kapısı günümüzde Berlin’deki Pergamon Müzesi’nde sergileniyor.

Antik dünyanın bir diğer harikası ise Yunan mitolojisinin başrol oyuncusu, baş Tanrı, çapkın Zeus’un heykeli. M.Ö. 450. yıllarında düzenlenen olimpiyatlar için yapılan bu heykel 12 metre yüksekliğindeydi. Heykelin derisinin fildişinden, sakalı, saçları ve elbisesi altından olduğu betimlenir.

Heykel, sonrasında o sıralar yeni kurulan bir şehir olan İstanbul’a taşınmış ancak 462 yılında büyük yangın sonucu yok olmuş. 1829’da Fransızlar tarafından Olimpos’ta bulunan heykele ait bazı parçalar bugün Paris’te Louvre Müzesi’nde sergileniyor.

Antik dünyanın 7 harikasından ikisi ülkemizde bulunuyor. Bunlardan biri de Efes’teki Artemis Tapınağı. Milattan önce 550. yıla tarihlenen tapınak tamamen mermer taşından yapılmıştı. İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunan tapınaktan günümüze yalnızca 2 adet mermer parçası kalmış.

Artemis mitolojide Ay tanrıçası olarak biliniyor. Ancak Efes’teki Artemis farklı bir Artemis. Bunun eski Anadolu Tanrıçası Kibele’nin bir kültü olduğu düşülüyor. Biraz karmaşık konular aslında, ama inanışlar arasında bir kesişme olduğu söylenebilir.

Sidon’lu Antipater tapınağı şöyle tarif etmiş, “Mağrur Babil’in üstünde savaş arabaları için yol olan duvarını ve Alpheus’taki Zeus heykelini ve asma bahçeleri gördüm ve Güneşin kolosusunu ve yüksek piramitlerin devasa işçiliğini ve Mausolos’un engin mezarını; ama Artemis’in bulutlar üzerine kurulmuş evini gördüğümde diğer tüm harikalar parlaklıklarını kaybetti ve dedim ki ‘İşte! Olimpos’un dışında, Güneş hiç bu kadar büyük bir şeye bakmadı”

Karya bölgesi olarak bilinen Muğla ili ve çevresi, dönemin Pers İmparatorluğuna bağlı valisi (satrap) olan Mausolos (352-353) tarafından yönetilmiş. Ancak Mausolos, İmparator ile ilişkilerini iyi tutup bir kral gibi hareket etmiş. Mozole sözcüğü bizzat Mausolos’un adından geliyor. Yapımı milattan önce 350 yılında tamamlanmış olan Kral Mausolos’un anıt mezarı karısı ve kız kardeşi tarafından yaptırılmış.

Bodrum civarında olan yapı, 1304 yılındaki deprem ile yıkılmış. 15. yüzyılda gerçekleşen sefer sırasında Haçlı orduları bölgeye gelmiş ve Bodrum Kalesi’ni inşa ederken mozolenin parçalarını kale yapımında kullanmış. Her ne kadar kale yapımında kullanılmış olsada anıtın bazı parçaları İngiltere’de British Museum’da sergileniyor. British Museum’un galerileri online erişime açık.

Heykel, Yunan mitolojisinde Güneş’in Efendisi olan Titan adına M.Ö. 282 yılında tamamlanmış. Hyperion ve Theia’nın oğlu adına yapılan Rodos Heykeli’nin tamamlanması 12 sene sürmüş. 56 yıl ayakta kalabilen heykel bronzdan yapılmış. Rodos Limanı girişinde bulunan ve Arapların fethi sonrasında (654) harabeye dönen heykel, günümüzde tamamen ortadan kaybolmuş.

Bu ihtişamlı heykeli tekrar canlandırmak için dönem dönem projeler yapılsa da sanırım gerekli desteği bulamayıp iptal ediliyorlar.

İskenderiye Feneri, Mısır’ın İskenderiye kenti kıyısındaki Faros (Pharos) adasında deniz kıyısına inşa edilmiş. Hellenistik dönemde Büyük İskender’in komutanlarından Soter tarafından M.Ö 290 yılında yapımına başlanan fener, tüm zamanların en yüksek feneri olarak biliniyor. 166 metre yüksekliğe sahip fener, 1480 yılında Memlük Sultanı Kait-bay tarafından, fenerin olduğu yere yapılan bir kalede malzemeleri kullanılmak üzere tamamen yıkılmış. İskenderiye Feneri’nin bulunduğu yerde şu anda bu kale bulunuyor.

Antik dünyanın bilinen bu yedi değerli harikasından günümüze ancak Giza Piramidi gelebilmiş.

‘DÜNYANIN 7 HARİKASI’ BUGÜN OLSA NASIL GÖRÜNÜRDÜ?

ev dışı tüketim gıda toptan gıda

Bu Haberleri Kaçırmayın

Benzer Haberler

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Menü